Pimpirik ile Sümsük /Michael Ende

Ende gerçekten çok özel bir yazar. Yazılarının içinde bir miktar büyü çokça hayal dünyası var. Yıllar önce Momo'yu okuduğumda çok etkilenmiştim. Hatırlamak için yeniden okumaya çalıştığımda ise bunu yapamadım. Gerçeklerle ve duman adamlarla yüzleşmekten korktum. Bitmeyen Öykü'ye ise birkaç kez başladım ancak devamını getiremedim. Kitaplar için 'doğru an'ın gelmesi meselesine çok inandığım için de üstelemedim. Yakın bir zamanda mektup arkadaşım Şirin'den gelen Özgürlük Hapishanesi ile gerçekten Ende'ye vuruldum. Sevdiğim yazarların tüm kitaplarını okumaya bayılıyorum, ah keşke bir de baskıları olsa!
Böyle diyorum ama aslında baskısı olmayan kitapların peşinde koşmayı, onların izini sürmeyi de seviyorum. Bu yüzden "Listeler" bölümünde bir sayfa hazırladım, "Peşine Düşülecek Baskısı Olmayan Kitaplar" diye, ancak henüz yayınlamadım. (Ende'nin tüm kitapları bu listeye eklenebilir)
Minik bir Ende Kardeşliği neticesinde bu kez farklı bir mektup arkadaşımın zarfının içinden çıktı Pimpirik ile Sümsük. Hem de 1995 yılı, ilk baskısıyla.
"Hani ne demişler: 'Ufak tefek armağanlar, dostluğu pekiştirir."
Geçtiğimiz hafta Adana'ya doğru yola çıkarken son anda bu kitabı da aldım ve kitabı yolda bitirdim. Normalde midem tutar ama Elif'in uyuduğu zamanlarda bu fırsatı kaçırmak istemedim.


Kitapta 5 adet kısa öykü var.
Birinci öyküde, dünyaca ünlü Şakalog ve Saçmanom Stanislas Kocaburun'un Saçmalıklar Ülkesi'ni ararken okyanusun ortasındaki adada Pimpirik ve Sümsük ile tanışma/karşılaşma veya tam tersi tanışamama/karşılaşamama hikayesi var. Bir ara gerçekten kafam karıştı ama çok eğlendim okurken.
Aralarında en sevdiğim ikinci öykü "Moni Resim Yapıyor" oldu. Calvino'nun "Afacan Resimler" kitabına benzettim hatta ve hayal gücü-resim yapma ilişkisi konusunda epey düşündüm. 6 yaşındaki Moni ve onun on misli yaşındaki anlatıcının suluboya resim yapmasını anlatan kısacık bir hikaye.
Kapkacak Öyküsü'nü biraz didaktik bulsam da iki ayrı krallığın hikayesini okumak hoştu.
Moni'den sonra en sevdiğim öykü, Derisikatlı Fil oldu. Hindistan'ın balta girmemiş ormanlarında yaşayan çok ama çok yaşlı fili Filemon Derisikatlı'nın tek istediği bolca düşünmek ve düşünürken rahatsız edilmemek. Ancak ona kafa tutan birileri var!
"Aslında o, büyük ve güzel fikirlerden hoşlanırdı. Hele hele büyük fikirlerden. Ne de olsa kendisi de 'büyük' bir hayvandı; bu büyüklük sadece vücutta değildi, onun ruhu da zengindi."


Son öykü, Rüyayutan'ı okurken Elif'i bolca andım. Uyku Ülkesinde uyuyamayan bir prenses olduğunu düşünsenize, acaba onu uykudan alıkoyan ne?
Rüyayutan'ı bizim eve de gönderseler ne harika olur :)
                                                                               ***
Normalde öykü kitaplarını tek seferde bitiremem, öykülerin arasında bir "es" bırakırım ama bu kitap nasıl ve ne ara bitti anlamadım. Bunda kuşkusuz sarı yaprakların da payı büyük. Kitabı incitmemek için altını bile çizmedim.
Instagramda bir çevirmenden duyduğum kadarıyla bir yayınevi Michael Ende'nin tüm kitaplarını yeniden basacakmış, heyecanla ve merakla bekliyorum.

Pimpirik ile Sümsük 
Yazan: Michael Ende
Resimleyen: Bernhard Oberdieck
Çeviren: Saffet Günersel 
Yaş grubu: 9+ 
Kabalcı, 1995, 125 sayfa, karton kapak

Google Plusda paylaş

Lokum Çocuk Kütüphanesi

En büyük hayalim, sabah uyandığımda kendimi işe gidiyor gibi hissetmeden bisikletime binip deniz kenarındaki çocuk kütüphanemin kapısını açmak, yer minderlerine gömülüp kitaplarıma dalmak ve kitaplar hakkında sohbet edebileceğim misafirlerimi beklemek.

0 yorum:

Yorum Gönder