Can ile Zortan'ın Maceraları / Yıldıray Karakiya

Yıldıray Karakiya ile Bir Dolap Kitap sayesinde tanıştık ve yolumuz her seferinde farklı sebeplerle kesişti. Bunlardan kalbimde en çok yer edeni tabii ki Şuşu oldu. 21 Sıradan Şeyin Sıradışı Tarihi ile hiç bilmediğim şeyler öğrendim. Ve ardından Dünyalı Dergi ile her ay yepyeni dünyalara daldım. İşte o ara çocukken okusaydım neler olurdu bilemediğim bir kitap yazdı Yıldıray.
Can ile Zortan...
İlk kitap "tadımlık" kalsa da serinin devamında olaylar öyle komik gelişiyor ki Can'ın annesinin başına gelenlere üzülemiyorsunuz bile.  (tamam belki azıcık :P)
Okumaya yeni başlamış çocuklar için "okuma kolaylığı" sunan bir kitap aynı zamanda çünkü bol çizimli. Çizimler de favori çizerlerimden biri olan Gökçe Yavaş Önal'a ait. Nasıl ki her çizim her hikayeye uygun düşmüyor ve hatta uyuşmazlık göze batıyorsa Can ile Zortan serisinde Gökçe'nin çizimleri hikayeyi öyle güzel tamamlamış ki sadece resimlerinden de okuma yapılabilir. Ve bu zıpırlığı Türk çizerleri arasında yapabilen (biraz esnek uçlar) pek az. O yüzden darmaduman olmuş görüntüler, çığrından çıkmış anne-baba karakterler ve dil dışarıda gezen muzip karakterleri okyucuya verebilmek önemli.
Bu hikayede Can'ın hiçbir suçu yok,baştan bunu söyleyeyim.
Her şey tam da onun 'uslu uslu' oturduğu anlarda başlıyor, Zortan ortaya çıkıyor ve bir anda ortalık karışıyor. Zortan da kötü niyetli değil belki sadece oyun oynamayı seviyor diyelim (en hafif haliyle) ama olayların sonunda her şeyin suçlusu Can oluyor çünkü Zortan biyonik bir robot.
Her iki kitapta da yaşanan "yaramazlık"lar aslında sadece Can'ın keşfetme merakından kaynaklanıyor.
Annesinin boya tüpünün nasıl sıkıldığını veya pazardaki portakalların en alttakini almasının üsttekini düşürüp düşürmeyeceğini bilmeye çalışmak suç mu yani :)

Bu seriyi çocukların çok seveceğini ancak ebeveynlerin pek de hoşlanmayacağını düşünüyorum.
Çünkü bu kitap bol miktarda MUZİPLİK içeriyor ve bazı anne babalar Zortan ile karşılaşmayı göze alamayabilir.
Neyse ki Yıldıray bu duruma da çözüm bulmuş, bu da kitabın sürprizi olsun :)
                                                                                     ***
Siz de Can ve Zortan ile imzalı bir kitapta tanışmak isterseniz 15 Mayıs tarihine kadar bu yazının altına hayali-muzır arkadaşlarınızı yazın.
Bakalım ortaya neler çıkacak :)
Bonus:
Bu da tatlı bir Cincüce Atölyesi.
Bu bonus fotoğrafta Zortan saklı, bulabilecek misiniz bakalım:)
Google Plusda paylaş

Lokum Çocuk Kütüphanesi

En büyük hayalim, sabah uyandığımda kendimi işe gidiyor gibi hissetmeden bisikletime binip deniz kenarındaki çocuk kütüphanemin kapısını açmak, yer minderlerine gömülüp kitaplarıma dalmak ve kitaplar hakkında sohbet edebileceğim misafirlerimi beklemek.

1 yorum:

  1. Ben duvarlarla konuşurdum küçükken.. Hatta öperdim onları ahaa haaa :) sarılırdım falan..
    hayali arkadaşım duvarlardı yani :)
    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlaSil