Kas Makinesi / Şaka Makinesi / Muz Makinesi / Alexander McCall Smith

Ne kadar da uzun bir başlık oldu böyle değil mi?
Eh ne yapalım, Alexander Amca'nın (bu kadar tanıdıklıktan sonra bence ona bu şekilde hitap etmeme kızmaz) bu serisini ayırmaya gönlüm razı olmadı.
Yıllar önce Günışığı Yayınları'ndan çıkan "Abur Cubur Serisi" kitapları kahkahalar eşliğinde okumuştum. Geçenlerde yine okuduğumda o kadar kahkaha atmasam da yine de eğlendim. Sonrasında yazarın 1 Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu kitabını okudum ve kadın dedektif olmanın keşfine çıktım. Hem yetişkinler hem de çocuklar için yazabilmek güzel bir his olmalı.
Hep Kitap'tan çıkan bu 3 kitabının seri olarak bir adı yok ama hepsinin içerisinde "makine" geçiyor ve yazar bu bu hikayeleri neredeyse 20 yıl öncesinde yazmış. Kitapları okurken bir an şunu düşündüm, Elif'e anlattığım (uydurma) masallardan sonra Alexander Amca da bize sanki uyku öncesi masal anlatıyor :)

İlk okuduğum kitap "Kas Makinesi" beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da diğer iki kitapta beklediğim tadı buldum ve bu kitapları da "iyi ki okumuşum" dedim. McCall Smith'in kendine has o muzip üslubuna bir kere alışınca "işte şimdi nerede bu muzipliği yapacak?" demekten kendimi alıkoyamıyorum.
Kas Makinesi'nde Gordon, okula yeni gelen Ted'in zorbalıklarıyla baş edebilmek için daha da güçlü olmak ister ancak oldukça çelimsiz bir çocuktur. Tam o sırada World Amca'nın gazetedeki "Kas Makinesi" ilanını görür ve tabii olaylar değişir. World Amca'nın bir şartı vardır: "Gücünle övünme!" Bu kısmı ve Gordon'un bu sözü tutmaya çalışmasını çok sevdim.
İkinci olarak Şaka Makinesi kitabını okudum ki içerisinde bolca şaka okurum beklentim vardı ama işin ilginç yanı şaka makinesinden çıkan şakaları okuyup gülenlerden daha çok güldüm, "Gülen(l)e gülme refleksi" mi acaba :) Prendergast Amca'nın eskici dükkanında çalışan Jeffrey bir gün çok eski bir makine bulur. Acaba bu makine ne işe yaramaktadır? Bir süre sonra içinden şakalar çıkan bu makine yoksa eskici dükkanında müşteri akınına mı sebep olacaktır?
Son olarak Muz Makinesi kitabını okudum ki sanırım aralarında en sevdiğim o oldu. Jamaika'da yaşayan Yarasa Teyze (ismine bayıldım) diğer üreticilerle rekabet etmekte zorlandığı için muz plantasyonunu satmaya karar veriyor. Bu duruma çok üzülen yeğeni Patty muzların satışını arttırmak için bir makine yapmaya karar veriyor. Düz Muz Makinesi yani muzları düzleştirme makinesi! Muzun o kıvrık şeklinin yemeye daha uygun olduğunu düşünsem de Jamaika'dakiler öyle düşünmüyor ve düz muz satışlarında patlama yaşanıyor :)
Tam bu noktada Yarasa Teyze'nin babası Michael'ın hayran kaldığım bir özelliğinden de bahsedeyim. Michael Amca inanılmaz hava tahminleri yapıyor, hem de 2 günlük:
"Yarın yağmur yok. Ama tam öğle vaktinde azıcık kestirmeyi düşündüğünüzde yağmur bastıracak. Saat dörde kadar bardaktan boşanırcasına yağmur yağacak. Sonra ortalık kuruyacak ve saat altıya kadar güneş görünecek. Ardından güneş batacak ve Küba'dan rüzgar esecek. Ertesi sabaha gelince yağmur da bulut da yok. Sadece rüzgarlı... Bu kadarı işinizi görür mü?"

Abur Cubur Serisi ve bu Makine Serisinde de olan şu aslında; yazar belli ki çocukları çok seviyor ve onların (yanlarında yetişkin olmadan) sorunların altından tek başlarına kalkabileceklerine sonsuz inanıyor ve güveniyor. Onlara makine yaptırıyor veya onları korsanlarla dövüştürüyor :)
İşte tam olarak bu, yazarı sevme sebebim, çocuklara olan inancı ve bunu hikayelerinde pek tatlı yedirmesi. Bu hikayeleri okuyan çocuklar bence "Ben de yapabilirim." duygusunu hissedecekler, okurken kıkırdamaktan fırsat kaldığında :)

Elif henüz annesinin resimli kitapları kendisi için neden okuduğunu pek anlamasa ve bu kitapları da "Benim kitabım onlar" diye sahiplense de aslında 2. sınıf itibariyle (okuma çözülmüş ve 60-70 sayfalık kitaplar okunabilir hale gelindiğinde) okunabilir kitaplar, yani 3 yaş için biraz erken :)
Ve son olarak bana bu kitabı doğum günümde hediye eden Şirin'e çok teşekkürler, pek eğlendim ve buraya yazarken de çok keyif aldım. Keşke okuduğum tüm kitaplar hakkında buraya kısacık da olsa yazma imkanım olabilse...

Google Plusda paylaş

Lokum Çocuk Kütüphanesi

En büyük hayalim, sabah uyandığımda kendimi işe gidiyor gibi hissetmeden bisikletime binip deniz kenarındaki çocuk kütüphanemin kapısını açmak, yer minderlerine gömülüp kitaplarıma dalmak ve kitaplar hakkında sohbet edebileceğim misafirlerimi beklemek.

0 yorum:

Yorum Gönder